| 20 Haziran Dünya Mülteci Günü Paneli |
|
|
|
| Pazartesi, 16 Temmuz 2007 | |
|
20 Haziran Dünya Mülteci günü sebebiyle Kıbrslı Türk İnsan Hakları Vakfı Kuzey Kıbrıs’ta Mülteci Haklarının tartışmasını başlatmak amacıyla bir panel düzenlendi. Sırayla KTİHV araştırmacısı Avukat Özlem Bendaşan Atik, İnsancıl Yardım Misyonu (HRM) Kuzey Kıbrıs Sorumlusu Kıvanç Aktuğ, Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı Sosyal Kültürel İşler Müdürü Kemal Feridun ve insan hakları aktivisti Murat Kanatlı düzenlenen panelde konuşmalarını yapıp, katılımcıların sorularını da yanıtladılar. Gelenlerin çoğunluğunu hukukçuların oluşturması ve görevleri ile ilgili olan devlet yetkililerinin de katılması panelin hedeflerine ulaşmasında etkili olmuştur. Kuzey Kıbrıs’ta yapılan Mülteci Sorunları konulu çalışmalarda bir ilk adım niteliğinde olan panelde KTHİV Mütevelli Heyeti üyesi Yardımcı Doçent Doktor Tufan Erhürman, “Kendi haklarımız dışında bizim gibi olmayanların haklarıyla ilgilenmek insan hakları anlayışının özünde var” diyerek açılış konuşmasını yaptı. İlk konuşmacı Özlem Bendaşan Atik konuya genel ve hukuki açıdan bir giriş yaparak başladı. Mülteci hakları konusunda özellikle 1951 Cenevre Sözleşmesini baz alarak en temel tanımlamaları yaptı, İtalya gibi mülteciler konusunda önemli gelişmeler ve girişimler yapan ülkelerdeki düzenlemelerden ve Kuzey Kıbrıs’ta neyazık ki böyle düzenlemelerin olmadığından bahsetti. İkinci konuşmacı Kıvanç Aktuğ, genel mülteci sorunlarından, mültecilerin özlellikle Kuzey Kıbrısta yaşadıkları sorunlardan, şu ana kadarki uygulamalardan ve Kuzey Kıbrıs’ta Sorumlusu olduğu İnsancıl Yardım Komisyonu’nun yaptığı çalışmalardan, karşılaştığı özellikle sığınmacılara geçici süreliğine kalacak yer sağlama ve gelenlerin polis tarafından acelece mahkemeye cıkartılıp, verilen tutuklama emrinden sonra sınır dışı edilmeleri gibi engellerden bahsetti. Kemal Feridun ise sosyolojik bir bakış açısıyla göç olgusunu, Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği’nin kuruluş amaçlarını anlattı. Bu konuda 1951 Sözleşmesi ile 1967 Sözleşmesi İkinci Protokolu’nun en önemli belgeler olduunu söyledi. Ayrıca, Güney Kıbrıs’ta uygulanan yasalar ve bu konudaki ABD raporlarıyla ilgili konustu ve Kuzey Kıbrıs’ta konuyla ilgili yasa olmadığını, olması gerektiğini; ancak konunun hükümetin gündeminde olmadığını belirtti. Murat Kanatlı ilk olarak Kuzey Kıbrıs’ın AB giriş sürecine dolaylı yoldan dahil olduğunu ve yasalarını AB’nin mülteci politikalarıyla uyumlaştırması gerektiğinden bahsetti. Kuzey Kıbrıs’a gelen mültecilerin adil yargılanmadıklarını, mülteci statüsünde olabilecek kişilerin de sınır dışı edildiklerini anlattı. Kanatlı, mülteci olarak gelenlerin suçluymus gibi yargılandıklarını, hapse atıldıklarını, sonra da hangi nedenlerle buraya gelirlerse gelsinler hiç bir şekilde bu nedenlere bakılmadan sınır dışı edilip Türkiye üzerinden ülkelerine geri gönderildiklerini ve bazı durumlarda gerek insan kaçakcıları gerekse sahil güvenlik ekipleri tarafından denize atıldıklarından ya da ülkelerine geri gönderildiklerinden dolayı ölebilme riskinin hiçe sayıldığını söyledi. Konuşmaların dışında panelden önce üzerinde dünyanın çeşitli yerlerinden mültecilerin ne şartlarda yaşadıklarına, neye ihtiyaçları olduğuyla ilgili fotorafların yanında, Kuzey Kıbrıstaki gazete arşivlerinden, 2006 yılınından günümüze kadarki gezetelerden mülteci konusuyla ilgili haber küpürleri toplanarak, toplumun bilincini ve duyarlılığını etkileyecek en ana faktor olan basının Kuzey Kıbrıs’ta mülteciler konusunda duyarlılığını ve konuyla ilgili bilincini artırmak adına, “terminoloji karmaşası” adı altında “MÜLTECİ AVI” , “MÜLTECİ OPERASYONU”, “KAÇAK MÜLTECİLERE SUÇÜSTÜ...”, gibi haber başlıklarıyla ilgili bir köşe de hazırlandı. |
|
| Son Güncelleme ( Cumartesi, 25 Ekim 2008 ) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|