|
Tutuklamaların geçişleri caydırıcı etkisi var |
|
|
|
|
Salı, 12 Aralık 2006 |
Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı (KTİHV), dün bir basın toplantısı düzenleyerek, Brüksel ziyareti ve diğer çalışmalar hakkında bilgi verdi.Vakıf Başkanı Emine Erk, vakıf yetkililerinin de katıldığı vakıf binasındaki basın toplantısında, vakfa insan hakkı ihlalleriyle ilgili çok sayıda şikâyet geldiğini ve olanakları çerçevesinde bunları değerlendirdiklerini söyledi.
Tutuklamaların geçişleri caydırıcı etkisi var13.12.2006Kıbrıslı Türk İnsan Hakları Vakfı (KTİHV), dün bir basın toplantısı düzenleyerek, Brüksel ziyareti ve diğer çalışmalar hakkında bilgi verdi.Vakıf Başkanı Emine Erk, vakıf yetkililerinin de katıldığı vakıf binasındaki basın toplantısında, vakfa insan hakkı ihlalleriyle ilgili çok sayıda şikâyet geldiğini ve olanakları çerçevesinde bunları değerlendirdiklerini söyledi.Erk, vakfın kitap ve çeşitli yayımlarla ilgili çalışmalarını sürdürdüğünü, Kıbrıs Türkü'nün yaşadığı sıkıntılarla ilgili İngilizce bir kitap hazırladıklarını ve bu kitabı Brüksel'de bol miktarda dağıttıklarını söyledi.Bu arada ülkede çok sayıda kuruluş ve sivil toplum örgütünden, çeşitli çalışmalar yapmak amacıyla davet aldıklarını ve bunlara memnuniyetle katkı koymaya çalıştıklarını söyleyen Erk, üzerinde yaptıkları diğer konular hakkında da özet bilgi sundu.Erk, çok ilgi bekleyen hapishane ve tutuklu hakları konusundaki çalışmalarını devam ettirdiklerini, "çamur kent" gibi ifadelerle tabir edilen ve insan haklarıyla bağdaşmayan ortamda yaşam sürülmesi konusuyla ilgilendiklerini, insan kaçakçılığı ve istismarı ve "kamufle fuhuş" konusunda çalışma yaptıklarını, gazetecilerin askeri bölgeden görüntü aldıkları gerekçesiyle haber alma özgürlüklerinin kısıtlanmasına karşı olduklarını, ayrıca askeri bölge olduğu gerekçesiyle bazı mülkiyet alanlarında sorunlar bulunduğunu, Kıbrıs Rumlarının AİHM başvurularının sürdüğünü, Kıbrıs Türklerinin mülkiyet haklarıyla ilgili de AİHM'e iki dava intikal ettiğini ve bununla ilgili çalıştıklarını anlattı.Emine Erk, kayıp yakınlarının da Güney Kıbrıs'ta açtığı en az 5 dava bulunduğunu, Güney Kıbrıs'ta geçirilen ve 7 yıla kadar da hapislik öngören yasa çerçevesinde Güney'e geçen bazı kişilerin tutuklanmasının Kıbrıs Türkü açısından geçişlerle ilgili ciddi tedirginlik yarattığını ve geçişleri caydırıcı etkisi olduğunu söyledi.Güney Kıbrıs'ta Kıbrıslı Türklere karşı şiddet olaylarına da dikkat çeken ve bunları bir döküm altına almaya çalıştıklarını belirten Erk, iki taraf arasında kin ve nefreti artırmayan bir yaklaşımla konuyu ele almaya çaba gösterdiklerini söyledi. Erk, şiddet olaylarıyla karşılaşanların kendilerini bilgilendirmesini de istedi.Emine Erk, Brüksel'e de, vakfın mütevelli heyetiyle ilk ziyaretlerini gerçekleştirdiklerini kaydederek, sözü, ziyaretle ilgili bilgi aktarması için Ali Dayıoğlu'na verdi.Brüksel temaslarıVakıf heyetinin Brüksel'de yaptığı çalışmaları anlatan Dayıoğlu, ziyaretin amacının; izolasyonlar konusunun ne anlam ifade ettiğini açıklamak olduğunu belirtti."Kıbrıs Türkleri Dışlanmış AB Vatandaşları" adlı kitabı da Brüksel'e götürdüklerini belirten Dayıoğlu, izolasyonların sadece ekonomik alanda olmadığını, kültürden sanata, eğitimden üniversitelere kadar geniş bir alana yayıldığını anlattıklarını ifade etti.Dayıoğlu, AB yetkilileri de dâhil, birçok temasta bulunduklarını, temaslarının beklediklerinden çok daha iyi geçtiğini, sürekli olarak "Kıbrıs Türkleri meydanı niye boş bıraktı?" sorusuna muhatap kaldıklarını ifade etti.Temasların sürekli olması gerektiğinin önemini vurgulayan Dayıoğlu, "Bundan sonra sivil toplum örgütleri bu temasları sürekli hale getirmeli" dedi. Temaslarında kendilerine KKTC'ye yönelik izolasyonların AB'de Ocak 2007'den itibaren görüşüleceğinin söylendiğini belirten Dayıoğlu, Brüksel odaklı temasların bu nedenden dolayı da yoğunlaşması gerektiğini vurguladı.Dayıoğlu, AB yetkililerinin de KKTC'ye davet edilerek sorunları yerinde görmelerinin sağlanması gerektiğini vurguladı.3-7 Aralık tarihleri arasında gerçekleştirdikleri Brüksel ziyareti sırasında bir çok görüş dile getirdiklerini anlatan Dayıoğlu, yayınladıkları kitabın hacmini de geliştireceklerini ve Kıbrıs Türklerinin gündelik hayattaki sorunlarını dile getireceklerini kaydetti. |
|
Son Güncelleme ( Cuma, 08 Haziran 2007 )
|